Skip to main content

Radikülopati Nedir? Radikülopati Belirtileri Nelerdir?

Radikülopati Nedir? Radikülopati Belirtileri Nelerdir?
Radikülopati, omuriliğin çıkış noktasında yer alan sinir köklerinin mekanik baskı altında kalması veya inflamatuar süreçlerle tahriş olması sonucunda ortaya çıkan nörolojik bir tablodur. Sinir kökü kompresyonu, vücudun belirli bölgelerinde ağrı, uyuşma, kas güçsüzlüğü ve karıncalanma hissi gibi dermatomal dağılım gösteren semptomlarla kendini gösterir.

Sinir Kökü Sıkışması Yaşam Kalitenizi Nasıl Etkiler?

Sabah uyandığınızda kolunuzda hissettiğiniz o elektrik çarpması gibi ağrı, akşam eve dönerken bacağınızda başlayan yanma hissi veya elinizde tuttuğunuz fincanı düşürecek kadar şiddetlenen güçsüzlük… Bu belirtiler, sinir sisteminizin size gönderdiği önemli uyarı sinyalleridir. Radikülopati, beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde sıklıkla karşılaştığımız ancak erken tanı konulduğunda kalıcı hasarlar oluşmadan tedavi edilebilen bir durumdur.

Nöroşirürji perspektifinden baktığımızda radikülopati, sadece ağrı sorunu değil, aynı zamanda sinir dokusunun yapısal bütünlüğünü tehdit eden bir süreçtir. Omurga boyunca uzanan sinir kökleri, vücudumuzun motor ve duyusal fonksiyonlarını kontrol eden kritik yapılardır. Bu köklerin üzerindeki kronik baskı, zamanla geri dönüşümsüz nörolojik kayıplara yol açabilir. İşte bu nedenle, belirtilerin erken dönemde değerlendirilmesi ve uygun tedavi stratejisinin belirlenmesi hayati önem taşır.

Sinir Kökü Anatomisi ve Radikülopatinin Gelişim Mekanizması

Omuriliğimiz, vertebral kolonun içinde korunan ve beynimizden gelen komutları vücudumuzun her yerine ileten merkezi sinir sistemi yapısıdır. Her omur seviyesinde, omurilikten çıkan sinir kökleri (spinal sinirler) intervertebral foramen adı verilen kemik kanallardan geçerek hedef bölgelerine ulaşır. Bel fıtığı, boyun fıtığı, kemik mahmuzları veya spinal kanal daralması gibi durumlar, bu dar geçiş noktalarında sinir köklerine baskı oluşturarak radikülopatiye neden olur.

Sinir kökü kompresyonu geliştiğinde, etkilenen sinirin innerve ettiği dermatomal alanda (sinirin duyusal sorumluluğu olan bölge) tipik semptomlar ortaya çıkar. Örneğin C6 sinir kökü sıkışmasında başparmak ve işaret parmağında uyuşma görülürken, L5 sıkışmasında ayak sırtı ve ayak başparmağında benzer şikayetler yaşanır. Bu anatomik detaylar, nöroşirürjik muayenede tanıyı kesinleştirmemize yardımcı olan önemli ipuçlarıdır.

Doç. Dr. Adnan Demirci - Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Doç. Dr. Adnan Demirci

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Radikülopati tedavisinde mikrocerrahi ve minimal invaziv teknikler konusunda deneyimli olan Dr. Adnan Demirci, sinir kökü kompresyonlarının tanı ve tedavisinde hasta bazlı yaklaşımı benimser. Servikal ve lomber radikülopati vakalarında, konservatif tedavi seçeneklerinden cerrahi müdahaleye kadar tüm tedavi aşamalarında hastalarına rehberlik eder.

Nörolojik muayene, görüntüleme bulguları ve elektrofizyolojik testlerin birlikte değerlendirilmesiyle, her hasta için en uygun tedavi stratejisini belirler. Mikrocerrahi dekompresyon ve endoskopik teknikler kullanarak sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan önce müdahale etmeyi hedefler.

📞 WhatsApp: 0533 220 76 08

Radikülopati Tipleri ve Anatomik Bölgesel Ayrımı

Radikülopati, etkilenen omurga segmentine göre farklı klinik tablolarla karşımıza çıkar. Beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde en sık servikal (boyun) ve lomber (bel) bölge radikülopatileri görülürken, torakal radikülopati nispeten nadirdir.

Servikal Radikülopati

Boyun omurları (C1-C7) seviyesinde gelişen sinir kökü sıkışmasıdır. En sık C6 ve C7 sinir kökleri etkilenir.

Tipik Belirtiler: Boyundan kola yayılan ağrı, el ve parmaklarda uyuşma, kavrama gücünde azalma, omuz ve kol kaslarında güçsüzlük. Servikal spondiloz ve dejeneratif disk hastalığı en sık nedenleridir.

Etkilenen Dermatomlar: C5 (omuz dış yüzü), C6 (başparmak-işaret parmağı), C7 (orta parmak), C8 (serçe-yüzük parmağı)

Lomber Radikülopati

Bel omurları (L1-L5) ve sakral omurlar (S1) seviyesinde oluşan sinir kökü kompresyonudur. L5 ve S1 en sık etkilenen seviyelerdir.

Tipik Belirtiler: Belden bacağa inen ağrı (siyatalji), bacağa vuran şiddetli ağrı, ayak ve ayak parmaklarında uyuşma, ayak bileği reflekslerinde azalma, bacak kaslarında zayıflık.

Etkilenen Dermatomlar: L4 (diz iç yüzü-ayak iç kenarı), L5 (ayak sırtı-başparmak), S1 (ayak dış kenarı-küçük parmak)

Torakal Radikülopati

Göğüs omurları (T1-T12) seviyesinde nadiren görülen sinir kökü sıkışmasıdır. Genellikle disk hernisi veya vertebra kırıkları sonucu gelişir.

Tipik Belirtiler: Göğüs kafesi çevresinde kuşak tarzı ağrı, karın duvarında uyuşma, interkostal sinir ağrısı, nadiren üst abdominal ağrı. Tanı konulması diğer tiplere göre daha zordur.

Ayırıcı Tanı: Kalp hastalıkları, akciğer problemleri ve karın içi patolojilerden ayırt edilmelidir.

Radikülopatinin Ana Nedenleri

Dejeneratif Nedenler: Yaşa bağlı disk dejenerasyonu, faset eklem artrozu, ligamentum flavum hipertrofisi

Mekanik Nedenler: Disk hernisi (en sık), spinal stenoz, spondilolistezis (omur kayması)

Travmatik Nedenler: Vertebra kırıkları, brakial pleksus yaralanmaları

Diğer Nedenler: Spinal tümörler, enfeksiyonlar, vertebra çökmeleri

Radikülopatinin Karakteristik Belirtileri

Sinir kökü kompresyonunun oluşturduğu semptomlar, etkilenen sinir kökünün lokalizasyonuna göre değişiklik gösterir. Beyin ve sinir cerrahisi muayenesinde bu belirtilerin dermatomal dağılımı, hangi sinir kökünün sıkıştığını belirlememize yardımcı olur.

  • Radiküler Ağrı (Sinir Kökü Kaynaklı Ağrı)

    Sıkışan sinir kökünün innerve ettiği bölge boyunca yayılan, keskin, elektrik çarpması tarzında veya yanıcı karakterde ağrıdır. Servikal radikülopatide boyundan ele, lomber radikülopatide belden ayağa uzanır. Öksürme, hapşırma veya valsalva manevrası ile şiddetlenir.

  • Parestezi ve Dizestezi (Duyusal Bozukluklar)

    Karıncalanma, uyuşma, iğnelenme hissi veya anormal dokunma algısı şeklinde ortaya çıkar. Dermatomal dağılım gösterir ve etkilenen sinir kökünün duyusal alanıyla sınırlıdır. Gece saatlerinde veya belirli pozisyonlarda artış gösterebilir.

  • Motor Güç Kaybı (Kas Zayıflığı)

    Etkilenen sinir kökünün innerve ettiği kaslarda güçsüzlük gelişir. Örneğin C7 radikülopatisinde triseps kasında, L5 radikülopatisinde ayak ekstansör kaslarında zayıflık görülür. Kronik vakalarda kas atrofisi (erimesi) oluşabilir. Bu bulgular, cerrahi endikasyonun değerlendirilmesinde kritik öneme sahiptir.

  • Refleks Değişiklikleri

    Derin tendon reflekslerinde azalma veya kayıp görülür. C6 radikülopatisinde biseps refleksi, L4 radikülopatisinde patella refleksi, S1 radikülopatisinde aşil refleksi etkilenir. Nörolojik muayenede tanısal değeri yüksektir.

  • Dermatomal Duyusal Kayıp

    Belirli dermatom alanlarında dokunma, ağrı veya sıcaklık hissinde azalma veya kayıp yaşanır. Pin-prick testi ve hafif dokunma testi ile değerlendirilir. Dermatomal harita, hangi sinir kökünün etkilendiğini belirlememize yardımcı olur.

  • Nöropatik Ağrı Karakteri

    Yanma, batma, sızlama tarzında olabilir. Gece ağrıları tipiktir. Pozisyon değişiklikleri ile artabilir veya azalabilir. Boyun ekstansiyonu servikal radikülopatide, düz bacak kaldırma testi lomber radikülopatide ağrıyı provoke eder.

⚠️ Acil Nöroşirürji Değerlendirmesi Gerektiren Bulgular

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri varsa, sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan önce acil nöroşirürji konsültasyonu gereklidir:

  • Progresif motor güç kaybı: Saatler veya günler içinde ilerleyen kas güçsüzlüğü
  • Kauda ekuina sendromu: İdrar-dışkı tutamama, perine bölgesinde uyuşma, bilateral bacak güçsüzlüğü
  • Ani başlayan şiddetli motor defisit: Ayak düşmesi (drop foot) veya el düşmesi
  • Spinal kord kompresyon bulguları: Bilateral semptomlar, yürüme bozukluğu, hiperrefleksi

Radikülopati Tanısında Nöroşirürjik Değerlendirme Süreci

Sinir kökü kompresyonunun tanısı, detaylı klinik değerlendirme ve ileri görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla konur. Beyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak, hastanın semptomlarını dermatomal dağılım ve nörolojik muayene bulgularıyla korele ederek tanıya ulaşırız.

  1. Detaylı Anamnez ve Semptom Analizi

    Ağrının başlama şekli, süresi, karakteri, yayılım paterni, provoke eden ve rahatlatان faktörler değerlendirilir. Semptomların dermatomal dağılımı, hangi sinir kökünün etkilendiği hakkında ilk ipucunu verir. Geçmirilmiş travma, meslek, ergonomik faktörler ve günlük aktiviteler sorgulanır. Servikal radikülopatide boyun hareketleriyle ilişki, lomber radikülopatide oturma pozisyonu ve yürüyüş mesafesi önemlidir.

  2. Nörolojik Muayene

    Motor güç değerlendirmesi (MRC skalası ile 0-5 arası skorlama), derin tendon refleksleri (biseps, triseps, patella, aşil), duyusal muayene (pin-prick, hafif dokunma, vibrasyon), kas tonusu ve atrofi varlığı kontrol edilir. Spurling testi (servikal radikülopati için), düz bacak kaldırma testi (lomber radikülopati için) gibi provokatif testler uygulanır. Her dermatom için duyusal harita çıkarılır ve motor grup detaylı değerlendirilir.

  3. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

    Radikülopati tanısında altın standart görüntüleme yöntemidir. Disk hernisi, spinal stenoz, foramen daralması, sinir kökü kompresyonu, ligamentum flavum hipertrofisi ve faset eklem dejenerasyonu gibi patolojiler net olarak gösterilir. T1 ve T2 ağırlıklı görüntüler, sinir köklerinin sinyal değişikliklerini ve ödem varlığını ortaya koyar. Kontrast madde kullanımı, tümör veya enfeksiyon şüphesinde gereklidir.

  4. Elektromiyografi (EMG) ve Sinir İletim Çalışmaları (NKS)

    Nörofizyolojik testler, sinir kökü hasarının varlığını objektif olarak gösterir. Hangi sinir kökünün, ne derece ve ne kadar süredir etkilendiğini belirler. Denervasyın potansiyelleri (fibrilasyon, pozitif keskin dalgalar), kronik sinir kökü kompresyonunu gösterir. Poliradikülopati, periferik nöropati ve pleksopati gibi ayırıcı tanıda önemli rol oynar. Cerrahi kararında objektif kanıt sağlar.

  5. Bilgisayarlı Tomografi (BT)

    Kemik yapıların detaylı değerlendirilmesinde kullanılır. Osteofitler (kemik mahmuzları), faset eklem artrozu, foramen daralması, kırıklar ve vertebra deformiteleri net görülür. MR çekilemeyen hastalarda (pacemaker, koklear implant varlığında) alternatif görüntüleme yöntemidir. BT miyelografi, MR’ye ek bilgi sağlayabilir.

Radikülopati Tedavi Yaklaşımları

Radikülopati tedavisinde yaklaşım, semptomların şiddeti, nörolojik defisit varlığı ve konservatif tedaviye yanıt gibi faktörlere göre belirlenir. Beyin ve sinir cerrahisi perspektifinden, tedavi kararı hasta bazlı ve kanıta dayalı olarak verilmelidir.

Tedavi Yaklaşımı Endikasyonlar Beklenen Sonuç
Konservatif Tedavi • Hafif-orta şiddette ağrı
• Motor defisit yok
• İlk 6-8 haftalık dönem
• Akut başlangıçlı vakalar
Hastaların %70-90’ında 6-12 hafta içinde iyileşme. Nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar, nöropatik ağrı tedavisi kullanılabilir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon • Konservatif tedaviye ek
• Hafif motor zayıflık
• Postür bozuklukları
• Kronik ağrı yönetimi
Egzersiz programları, manuel terapi, traksiyon modaliteleri. Progresif nörolojik defisit varlığında yetersiz kalır.
Epidural Steroid Enjeksiyonu • Dirençli radiküler ağrı
• Cerrahi için uygun olmayan hastalar
• Geçici rahatlama amaçlı
Floroskopi veya BT eşliğinde uygulanır. Hastaların %50-70’inde kısa-orta vadeli rahatlama. Kalıcı çözüm değildir.
Mikrocerrahi Dekompresyon • Progresif motor güç kaybı
• 6-12 hafta konservatif tedaviye yanıtsızlık
• Şiddetli fonksiyon kaybı
• Kauda ekuina sendromu
Mikrocerrahi teknikler ile sinir kökü dekompresyonu. Başarı oranı %85-95. Motor defisitte erken cerrahi kritik.
Endoskopik Cerrahi • Tek seviye disk hernisi
• İzole foramen stenozu
• Uygun anatomi
• Seçilmiş hastalar
Tam kapalı endoskopik teknikler ile küçük insizyon, hızlı iyileşme. Her hasta için uygun olmayabilir.
Füzyon Cerrahisi • İnstabilite varlığı
• Spondilolistezis
• Çok seviyeli stenoz
• Tekrarlayan herniler
Dekompresyon + vertebra füzyonu. Kompleks cerrahi, uzun iyileşme. Seçilmiş vakalarda gerekli.

🔬 Nöroşirürjik Cerrahi Endikasyonları

Beyin ve sinir cerrahisi perspektifinden, aşağıdaki durumlarda cerrahi tedavi güçlü bir şekilde önerilir:

Mutlak Cerrahi Endikasyonlar:

• Progresif motor güç kaybı (özellikle MRC Grade 3 ve altı)
• Kauda ekuina sendromu (sfinkter disfonksiyonu ile)
• Ani başlayan ve ilerleyen nörolojik defisit
• Spinal kord kompresyon bulguları (myelopati)

Relatif Cerrahi Endikasyonlar:

• 6-12 hafta yoğun konservatif tedaviye yanıt vermeyen şiddetli ağrı
• Fonksiyonel kapasitenin ciddi şekilde bozulması
• EMG’de kronik denervasyonun progresyonu
• MR’da belirgin sinir kökü kompresyonu ve klinik korelasyon
• Tekrarlayan atak şeklinde ağrı krizleri

⏰ Tedavi Edilmeyen Radikülopati Komplikasyonları

Sinir kökü kompresyonu uzun süre devam ederse, kalıcı nörolojik hasarlar oluşabilir:

  • Kalıcı Motor Güç Kaybı: Uzun süreli kompresyon, sinir liflerinde geri dönüşümsüz hasara neden olur. Kas atrofisi gelişir ve cerrahi sonrası tam iyileşme olmayabilir.
  • Kronik Nöropatik Ağrı Sendromu: Merkezi sensitizasyon gelişir, ağrı tedaviye dirençli hale gelir. Radikülopati düzelse bile ağrı devam edebilir.
  • Fonksiyonel Kapasite Kaybı: Günlük yaşam aktiviteleri, iş kapasitesi ve yaşam kalitesi kalıcı olarak bozulabilir.
  • Psikolojik ve Sosyal Sorunlar: Kronik ağrı, depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyona yol açabilir.

Önemli Not: Motor defisit gelişen hastalarda, erken cerrahi müdahale (6-12 hafta içinde) daha iyi sonuçlar verir. Gecikmiş cerrahide tam iyileşme şansı azalır.

Radikülopati Şikayetleriniz İçin Ne Zaman Beyin ve Sinir Cerrahı ile Görüşmelisiniz?

Omurga kaynaklı ağrılar ve sinir kompresyon semptomları, ilk başta ortopedi, fizik tedavi veya nöroloji bölümleri tarafından değerlendirilebilir. Ancak belirli durumlarda beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirürji) konsültasyonu gereklidir. Sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan önce uzman değerlendirmesi kritik öneme sahiptir.

✅ Nöroşirürji Konsültasyonu Gerektiren Durumlar

Acil Başvuru Gerektiren Belirtiler:
• Bacak veya kol kaslarında belirgin güçsüzlük (ayak veya el düşmesi)
• İdrar veya dışkı kontrolünde bozulma
• Eyer bölgesinde (perine) uyuşma
• Bilateral (her iki taraflı) bacak semptomları
• Hızla ilerleyen motor güç kaybı (birkaç gün-hafta içinde)

Elektif Nöroşirürji Değerlendirmesi:
• 6-8 haftalık konservatif tedaviye rağmen devam eden şiddetli ağrı
• MR’da belirgin disk hernisi veya spinal stenoz bulguları
• EMG’de sinir kökü hasarı kanıtı
• Fonksiyonel kapasitenin ciddi şekilde bozulması
• Tekrarlayan radikülopati atakları

Radikülopati Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Radikülopati ile disk fıtığı aynı şey midir?

Hayır, aynı değildir. Disk fıtığı (disk hernisi), omurlar arasındaki amortisör görevi gören diskin dışarı taşması durumudur. Radikülopati ise sinir kökü kompresyonunun oluşturduğu nörolojik tablodur. Disk fıtığı radikülopatinin en sık nedenlerinden biridir, ancak her disk fıtığı radikülopatiye neden olmaz. Örneğin, sinir köklerine baskı yapmayan küçük disk çıkıntıları sadece lokal ağrıya neden olur. Radikülopati için sinir kökü üzerinde mekanik baskı veya kimyasal irritasyon gereklidir.

Radikülopati fizik tedavi ile geçer mi?

Bazı vakalarda konservatif tedavi yaklaşımları semptomların azalmasına yardımcı olabilir, özellikle akut başlangıçlı ve hafif-orta şiddetteki vakalarda. Ancak progresif motor güç kaybı, şiddetli fonksiyonel kısıtlılık veya nörolojik defisit varlığında konservatif yaklaşımlar yetersiz kalır. Özellikle motor güçsüzlük gelişen hastalarda, sinir dokusunda kalıcı hasar oluşmadan önce nöroşirürjik değerlendirme yapılmalıdır. Konservatif tedaviye 6-12 hafta yanıt alınamazsa veya semptomlar ilerleyici seyrediyorsa, cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir. Beyin ve sinir cerrahisi perspektifinden, her hastanın tedavi planı bireysel olarak ve klinik-radyolojik korelasyon dikkate alınarak belirlenir.

Radikülopati ameliyatı ne zaman gerekir?

Cerrahi endikasyon, birkaç kritere göre belirlenir. Mutlak cerrahi endikasyonlar arasında progresif motor güç kaybı (özellikle MRC Grade 3 ve altı), kauda ekuina sendromu (idrar-dışkı tutamama ile birlikte), ani başlayan şiddetli nörolojik defisit ve spinal kord kompresyonu yer alır. Relatif cerrahi endikasyonlar ise 6-12 hafta yoğun konservatif tedaviye yanıt vermeyen şiddetli ağrı, fonksiyonel kapasitenin ciddi bozulması, EMG’de progresif denervasyonun gösterilmesi ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesidir. Motor defisit varlığında erken cerrahi müdahale (semptom başlangıcından 6-12 hafta içinde) daha iyi iyileşme şansı sağlar. Gecikmiş cerrahide tam iyileşme oranı düşer.

Radikülopati MR’da görülür mü?

Radikülopatiye neden olan anatomik patolojiler (disk hernisi, spinal stenoz, foramen daralması, kemik mahmuzları) MR görüntülemede net olarak görülür. Ancak MR bulguları mutlaka klinik semptomlarla korele edilmelidir. Çünkü bazı hastalarda MR’da belirgin patoloji olmasına rağmen semptom olmayabilir (asemptomatik disk hernisi), bazılarında ise hafif MR bulgusu şiddetli semptomlara neden olabilir. Beyin ve sinir cerrahisi değerlendirmesinde, MR bulguları, nörolojik muayene ve elektrofizyolojik testler (EMG/NKS) birlikte değerlendirilir. Sinir köklerinin T2 ağırlıklı görüntülerde artmış sinyal göstermesi, kök kompresyonunu düşündürür. Foraminal stenoz ve sinir kökü-disk hernisi teması, radikülopati tanısını destekleyen radyolojik bulgulardır.

Radikülopati tedavi edilmezse kalıcı hasar oluşur mu?

Evet, uzun süren sinir kökü kompresyonu kalıcı nörolojik hasarlara yol açabilir. Kronik kompresyon, sinir liflerinde aksonal dejenerasyon, miyelin kaybı ve sonuçta geri dönüşümsüz hasar oluşturur. Motor güç kaybı gelişen hastalarda, kompresyon 6-12 aydan uzun sürerse, sinir rejenerasyonu tam olmayabilir ve kas atrofisi kalıcı hale gelebilir. Ayrıca kronik sinir kökü kompresyonu, merkezi sensitizasyona yol açarak nöropatik ağrı sendromuna dönüşebilir. Bu durumda, kompresyon cerrahi olarak giderilse bile ağrı devam edebilir. Bu nedenle, motor defisit gelişen veya şiddetli fonksiyonel kısıtlılığa neden olan radikülopati vakalarında erken nöroşirürji değerlendirmesi ve gerekirse erken cerrahi müdahale, uzun dönem sonuçları olumlu etkiler. Bekleme süresi uzadıkça, tam iyileşme şansı azalır.

Servikal ve lomber radikülopati arasındaki farklar nelerdir?

İki tip radikülopati arasında anatomik, semptomatik ve tedavi yaklaşımı açısından farklılıklar vardır. Servikal radikülopati boyun omurlarında (C1-C7) gelişir ve kol, el ve parmaklarda semptom verir. En sık C6 ve C7 kökleri etkilenir. Semptomlar arasında boyun ağrısı, kola yayılan ağrı, el ve parmaklarda karıncalanma, kavrama gücünde azalma yer alır. Spurling testi tanısal değere sahiptir. Lomber radikülopati ise bel omurlarında (L1-S1) gelişir ve bacak, ayak ve ayak parmaklarında semptom verir. En sık L5 ve S1 kökleri etkilenir. Semptomlar bel ağrısı, bacağa vuran ağrı (siyatalji), ayakta uyuşma, ayak bileği zayıflığı içerir. Düz bacak kaldırma testi pozitiftir. Her iki tipte de konservatif ve cerrahi tedavi seçenekleri benzerdir, ancak cerrahi yaklaşım anatomik bölgeye göre farklılık gösterir.

Radikülopati Semptomlarınız İçin Uzman Değerlendirmesi

Kolunuzda veya bacağınızda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi belirtiler yaşıyorsanız, sinir kökü kompresyonu söz konusu olabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı nörolojik hasarları önlemek için kritik öneme sahiptir.

Beyin ve sinir cerrahisi perspektifinden değerlendirme, nörolojik muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte yorumlanmasıyla en doğru tedavi stratejisinin belirlenmesini sağlar.

📞 Randevu Alın

Medikal Sorumluluk Reddi: Bu sayfa sadece bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Radikülopati belirtileri yaşıyorsanız, mutlaka beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurunuz. Her hasta kendine özgüdür ve tedavi planı bireysel olarak belirlenmelidir.

Adres

Barış Mah. Sümer Sok No:2
Sinanoğlu APT Kat 7 D:19
Nilüfer/Bursa

Çalışma Saatlerimiz
  • Pazartesi - Cuma
    09:00 - 18:00
  • Cumartesi

    09:00 - 14:00

Takip Edin

© Doç.Dr.Adnan Demirci. All rights reserved.
Web Tasarım Bursa Web.

© Doç.Dr.Adnan Demirci. All rights reserved.
Web Tasarım Bursa Web.